Yüzde 75’leri aşan enflasyon şoklarına karşın ekonomi yönetiminin aldığı önlemler diğer şoklara takıldı. Enflasyondaki bozukluk için, don, kuraklık ve son olarak enerji fiyatları bahane edilmişti. Bakan Şimşek, göreve geldiği günkü rakamlara zar zor dönülen 3 yıllık süreçte faturayı yine alım gücü eriyen vatandaş ödedi.
Ekonomi yönetiminin tepe isimlerinden arka arkaya gelen açıklamalar, enflasyonla mücadeledeki acı tabloyu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Milyonlarca vatandaşın belini büken hayat pahalılığı karşısında, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinden yansıyan farklı tonlar dikkat çekiyor.
MERKEZ’DEN TARİHİ İTİRAF: KISMİ BAŞARISIZLIK OLARAK ÖNÜMÜZDE DURUYOR
2026 yılının üçüncü Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, ekonomi yönetiminden pek alışık olunmayan bir özeleştiriye imza attı. Bankanın sene başında yüzde 16 olarak açıkladığı yıl sonu enflasyon tahmini, bu toplantıda yüzde 26’dan yüzde 28’e bir kez daha revize edildi.
Bir ekonomistin beklentiler ve özeleştiri üzerine yönelttiği soruya Karahan’ın verdiği yanıt, dezenflasyon sürecindeki zorlukların resmi itirafı oldu. Son üç yıllık tabloyu değerlendiren Karahan, enflasyonun hedeflerin üzerinde kaldığını kabul ederek, “Enflasyonun yüzde 75’te sınırlanmış olması ve daha sonra yüzde 30’lara kadar gelebilmiş olması başarı iken, hedeflerimizin üzerinde kalmış olması da kısmi başarısızlık olarak önümüzde duruyor” ifadelerini kullandı.
Karahan bu sapmanın nedenlerini ise beş ana başlıkta topladı. Kira ve eğitim kalemlerindeki yüksek atalet, sıkı para politikasının piyasaya ve fiyatlama davranışlarına beklenenden yavaş yansıması, depremin getirdiği enflasyonist etkiler, altın fiyatlarındaki yükselişin yarattığı servet etkisi ve dışsal şoklar ve enerji fiyatlarındaki artış olarak belirtti.

ŞİMŞEK CEPHESİNDE HEP AYNI NAKARAT
Merkez Bankası “hedefler tutmadı” diyerek tahminleri yukarı çekerken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cephesinde ise kamuoyunun uzun süredir dinlediği “iyimser” senaryo devam ediyor.
TÜİK’in Temmuz 2026 için açıkladığı aylık yüzde 1,78, yıllık ise yüzde 31,75’lik enflasyon verilerini değerlendiren Şimşek, alınan tedbirlerin sonuç verdiğini savunmuştu. Bakan Şimşek, “Dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonunda katılık azalıyor. Mali disiplinden ve kalıcı fiyat istikrarı hedefimizden taviz vermiyoruz” sözleriyle başarı mesajı vermişti.
Merkez Bankası’nın raporuna da dezenflasyon mücadelesi mesajı veren Şimşek yine iyimser söylemlerde bulundu. Şimşek şu ifadeleri kullandı:
“Bütçede harcama disiplini ve kayıt dışılıkla mücadele ile sağladığımız mali alanı dezenflasyon sürecini desteklemek için kullanıyoruz. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için Ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV’yi sıfırlıyor ve yıl sonuna kadar kademeli uygulamaya geçiyoruz. Böylece maliyet baskılarını hafifletmenin yanı sıra enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri de azaltmayı amaçlıyoruz. Kalıcı refah artışı ve daha adil gelir dağılımının ön koşulu olan fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.”
RAKAMLAR FARKLI KONUŞUYOR: BAŞLADIĞIMIZ YERE DÖNMEK BAŞARI MI?
Mehmet Şimşek’in ekonominin dümenine geçtiği tarihte yıllık resmi enflasyon yüzde 38,21 seviyesindeydi.
Uygulanan politikalara rağmen enflasyon frenlenemedi ve yüzde 75,45 ile tarihi bir zirve yaparak vatandaşın alım gücünü paramparça etti.
Ağır vergi yükleri ve yüksek faiz sarmalının ardından bugün gelinen noktada enflasyon yüzde 31,75’e geriledi.
Merkez Bankası’nın orta vadeli yüzde 5 hedefine karşılık bugün ulaşılan yüzde 31,75’lik oran; Bakan Şimşek’in göreve geldiği ilk günden bu yana sadece 6,46 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.
Kağıt üzerindeki bu sınırlı düşüş, 3 yılı aşkın sürede yaşanan yüzde 75’lik enflasyon şoklarının temel tüketim maddelerinde yarattığı kalıcı hasarı örtmeye yetmiyor. Yetkililer kürsülerden “başarı” ve “kısmi başarısızlık” tanımlamaları yaparken, ortadaki asıl gerçek; bozulan fiyat algısı ve yüksek enflasyon döneminde bedeli ödeyenin doğrudan doğruya vatandaş olduğu gerçeği olarak duruyor.
The post Şimşek’ten aynı nakarat, Merkez’den itiraf: Emekli ve memur bu hesaba isyan edecek first appeared on .